Batılıların “muz yasak mıydı” sorularına aldırmayan DoÄŸulular, 100 Mark’lık “hoÅŸ geldin” parasını almak için kuyruÄŸa girmiÅŸlerdi. Aynı dönemde Batı Almanya, Türkiyeli göçmenlere 1000 Mark’lık “hoÅŸçakal” parası teklif ediyordu. Almanya ÅŸimdi ‘mutlusuz evliliÄŸi’ tartışıyor.
Dünyaca tanınmış yazar Amin Maalouf son kitabı “Çivisi Çıkmış Dünya”ya ÅŸu sözlerle baÅŸlıyor: “Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla dünyada bir umut rüzgarı esmiÅŸti. Batı ile Sovyetler arasındaki gerginliÄŸini sona ermesi, yaklaşık 40 yıldır insanlığı tehdit eden bir nükleer felaket tehlikesini ortadan kaldırmıştı; inanıyordu ki bundan böyle demokrasi yavaÅŸ yavaÅŸ yaygınlaÅŸacak, en sonunda da bütün dünyaya yayılacak.”
Duvarın yıkılmasıyla bütün dünyada refah çağının baÅŸlayacağı umudu vardı. Dünya ‘tek kutupluydu’, artık ‘Yeni Dünya Düzeni’ ve ‘GloballeÅŸme’ zamanıydı. Ancak yeni krizler, dengesizlikler ve savaÅŸlar kapıdaydı. Almanya ise 41 yıl aradan sonra gelen birleÅŸmenin ‘keyfini’ çıkartmakla meÅŸguldü.
‘DOÄžULULARA HOÅžGELDİN, GÖÇMENLERE HOÅžÇAKAL’
DoÄŸu Almanya’ya iliÅŸkin Batı’da bir sürü ÅŸehir efsane vardı. Kapılar ilk açıldığında doÄŸululara “ülkenizde muz yasak mıydı?” veya “hiç telefon kullandınız mı?” ÅŸeklinde sorular yöneltiliyordu. DoÄŸulular ise kendilerine verilen 100 Mark’lık “hoÅŸ geldin” parasını almak için uzun banka kuyruklarındaydılar. Aynı dönemde Batı Almanya, Türkiyeli göçmenlerin kesin dönüÅŸ yapmaları için 1000 Mark “hoÅŸçakal” parası teklif ediyordu.
BirleÅŸmenin mimarı olarak yakın dünya tarihine geçen dönemin Batı Almanya BaÅŸbakanı Helmut Kohl, birleÅŸme ilan edildiÄŸinde DoÄŸu Almanya halkına “burayı çiçek bahçesine dönüÅŸtüreceÄŸiz” demiÅŸti. Ancak iÅŸler birleÅŸme anlaÅŸmasını imzalamak kadar “tıkırında yürümedi” 18 milyon yeni Alman’ın yükü ağırdı.
Batı’nın DoÄŸu ile birleÅŸmesinin maliyeti hem yüksek, hem de beklenildiÄŸinin aksine çok uzun sürdü. Çünkü fatura çok kabarıktı. Son 20 yılda arasında doÄŸunun kalkındırılmasına 1,3 Trilyon euro harcandı. Batı Almanya, kesenin aÄŸzını sonuna kadar açtı; doÄŸudaki altyapı baÅŸtan sona yenilendi, imalat sanayine devlet yardımı yapıldı.
‘DOÄžU MAHRUMİYET BÖLGESİ’
Sovyetler BirliÄŸi’nin ekonomik yapısı göz önüne alınarak oluÅŸturulan Sosyalist Alman ekonomik yapısının yıkılması, iÅŸsizlik oranını neredeyse üçe katladı. Devletin tüm yatırım ve istihdam giriÅŸimlerine raÄŸmen iÅŸsizlik oranı batıya göre hala yüksek.
Sosyal demokrat ve solcu politikacılara göre ise ülkenin “yeni parçası” federal hükümet tarafından hala mahrumiyet bölgesi olarak görülüyor. DoÄŸu’nun “üvey evlat” muamelesi gördüÄŸünü düÅŸünen Sol Parti Genel BaÅŸkanı Gesine Lötzsch hükümete tepkili. Lötzsch “DoÄŸu’da ücret ve emeklilik maaÅŸları batıya göre çok düÅŸük” diyor.
DoÄŸu’ya yönelik “dayanışma operasyonu” 2019 yılında son bulacak. Yeni dönemde zengin eyaletlerin fakir olanlara yardım etmesi gündeme gelecek. Ancak bu durumun hayat standardı yüksek batıdaki vatandaşı kızdıracak gibi.
Zaten birleÅŸmenin üzerinden 20 yıl gibi uzun bir süre geçmesine raÄŸmen Almanların bir kısım hala “duvar” fantasiziyle yaşıyor. Yapılan anketlere göre 10 kiÅŸiden biri ülkenin doÄŸu ve batısı arasında duvarın yeniden çekilmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyor. DoÄŸuluların yüzde 29’u hayatlarından biraz memnun, yüzde 9’u ise hiç memnun olmadığını söylüyor. “BirleÅŸme çok iyi oldu” diyenlerin oranı ise yüzde 60 civarında.