Evet, bugün anma etkinliklerine neden olan katliamın üzerinden 16 yıl geçti.
O gün Sivas merkezi ortaçağ görüntülerini aratmıyordu.
Madımak otelinde bulunan şair, yazar, sanatçı ve semazenlerden oluşan
33 kişi, otelin yakılması sonucu alevler arasında can verdi.
Evet şimdi, 16 yıl geçsede unutulmayan ve unutulmayacak katliama ilişkin hazırladığımız dosyayı, ekranlarınıza getiriyoruz...
Sivas'ta,
2 Temmuz 1993 tarihinden günler önce, karanlık güçler, gazete ilanları
ve bildirilerle, ortamı provoke edecek, yazılar yayınladı.
Bunların
başında da, Sivas'a gidecek olan Aziz Nesin'in, peygamberin eşine
hakaret eden Salman Rüştü'nün kitabını yayınladığı iddiasıydı.
Bu
provoke yazıların yayınladığı günlerde, Ozan Muhlis Akarsu, şair Metin
Altıok, yazar Asım Bezirci, aşık Nesimi Çimen, şair ve ozan Hasret
Gültekin ve semahçılar, 1 Temmuz 1993 günü Sivas'a gitti.
Amaçları, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği'nin geleneksel olarak düzenlediği, Banaz Şenlikleri'ne katılmaktı.
Ve
şenlik büyük bir coşkuyla yapılırken, yazarları, sanatçıları ve semaha
duranları yakmak üzere, civar illerden otobüslerle, Sivas'a insanlar
taşındı.
Kıvılcımsa, cuma namazı çıkışında çakıldı.
Önce, etkinliklerin yapıldığı Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi'ne, saldırı düzenlendi.
Ardından sanatçıların bulunduğu Madımak Oteli kuşatıldı.
Saatlerce otel önünde slogan atıp, insan yakmak için hazırlık yapanları, önce polis ve ardından da askerler izledi.
Sanatçılar çaresizlik içinde, devlet yetkililerinden yardım istedi.
Ancak yardım çağrısına, otelin ateşe verilmesiyle karşılık verildi.
33 aydın, yazar, sanatçı ve semazen, alevler arasında ortaçağı aratmayacak bir vahşetle, yanarak can verdi.
Olayda, aynı zamanda 2 saldırgan ölürken, 2 otel çalışanı da hayatını kaybetti.
Oteli
yakanlara "gazanız mübarek olsun" diyen, Refah Partili belediye başkanı
Temel Karamollaoğlu, daha sonra Meclis sandalyesiyle ödüllendirildi.
Dönemin
başbakanı Tansu Çiller ise, ''Oteli saran vatandaşlarımıza birşey
olmamıştır'' diyerek, saldırının arkasındaki karanlık güçlere desteğini
gösterdi.
Bu katliam, dönemin genelkurmay başkanı Doğan Güreş ve
başbakanı Tansu Çiller ikilisinin imza attığı, Kürt Özgürlük
Hareketi'ni tasfiye etmek için, 4 bin köyün yakılıp yıkılarak
boşaltıldığı, binlerce faili meçhul cinayetin işlendiği, çok sayıda
insanın gözaltında kaybedildiği katliamlar zincirinin, halkalarından
biri olarak tarihe geçti. |
|